Malum, işyeri otomasyonu kavramı yeni bir şey değil. İşletmeler çoğunlukla üretim bandı olmak üzere yıllardır robotik çalışmalarını sürdürüyorlar. Öte yandan robotik işgücünün geleceği oldukça parlak. 2015 yılı itibariyle dünya robot nüfusu 1.5 milyon iken, 2019’da bu rakam yüzde 12 artarak 2,5 milyona ulaşmıştı. Teknolojik gelişmeler ışığında robotik kavramının kültürel kabulü yaygınlaştıkça, daha da fazla otomasyonu hayatımıza dahil ediyoruz.
2022 Yılında 130 milyon yeni iş imkanı oluşacak, bunların 70 milyonunu robotlar alacak!
Uluslararası Robotik Federasyonu (The International Federation of Robotics), yıl sonuna kadar dünya çapındaki fabrikalarda 3 milyondan fazla robotun kullanılacağını öngörüyor. Endüstriyel robot teknolojisindeki bu önemli artış, sadece robot sayısının artması değil, aynı zamanda robot teknolojisinden yararlanan endüstrilerin kapsamının genişlemesine de sebep oluyor.
Araştırmalar, yakın gelecekte insanlar ve makineler arasında iş dağılımında yaşanacak dönüşümle ilgili çarpıcı rakamlar sunuyor:
- Avrupa Ekonomik Forumu verilerine göre 2022’de 130 milyon yeni iş imkanı olacak. Bunların 70 milyonunu robotlar alacak, 60 milyonunu ise insanlar üstlenecek. Araştırmalar çalışanların yüzde 54’ünün yeni ortaya çıkacak işleri yapmaya hazır olmadığını gösteriyor.
- 2019-2025 yılları arasında, 9 trilyon dolar değerindeki bilgi çalışanı piyasasının üçte ikilik bölümünün, insanlarla makineler arasındaki görev dağılımında yaşanan değişimden etkileneceği öngörülüyor.
- Dünya Ekonomik Forumu’nun ‘İşlerin Geleceği’ konulu son araştırmasına göre şu an mevcut işlerin ortalama yüzde 71’ini insanlar, yüzde 29’unu makineler üstleniyor. Bu dağılımın 2025 yılında insanlar tarafından yapılan işlerin yüzde 48’ine karşılık, yüzde 52 oranında makineler tarafına kayacağı tahmin ediliyor.
Robotik teknolojiler ve yeni kullanım alanları
Robotik çalışmaları daha önce görmediğimiz rollerde görmeye başlayacağımız zamanlar geldi. Robotik çalışmaları daha görünür kılacak ve benimsenmesine katkıda bulunacak, 2020 yılında daha sık duyacağımız kullanım alanlarına gelince.
Bilişsel otomasyon
Bilişsel otomasyon büyük veri kümelerini anlamak için dil işleme, veri madenciliği ve semantik teknoloji gibi araçları kullanıyor. Daha sonrasında ise bu bilgileri yararlı tahminler ve analizler üretmek için kullanıyor. Bu çalışmalar bütünü, bilgi işlem sistemlerinin alabileceği büyük veri hacmini anlamlandırarak, işletmelere asla başka türlü sahip olmayacakları bilgileri sağlayacaktır. Şirketler, iş uygulamalarını yeniden değerlendirmek ve optimize etmek için bilişsel otomasyon tarafından sağlanan analizleri daha yoğun şekilde kullanacaklar.
Emniyet ve güvenlik
Tekrarlayan ticari işlemleri otomatikleştirme pratiği olan robot süreç otomasyonu (RPA), güvenliği artırmada da önemli bir potansiyel sunuyor. İnsan hatalarından kaynaklı güvenlik riskleri, belirli işlemlerin otomatikleştirilmesi ile bu endişeyi ortadan kaldırıyor. Malum insanların dikkatleri dağılabilir ve yorulabilirler. Bu da fiziksel yaralanmalara veya şirkette maddi yaralanmaya neden olabilecek hatalara yol açabilir. Robotik varlıklara daha basit ve sıradan görevler vermek, güvenliği sağlayarak, insanlara daha acil ve karmaşık işlere odaklanmak konusunda fırsat yaratacak.
Depo Lojistiği
Envanter yönetimi birçok işletmenin önemli iş kollarından biri olarak öne çıkıyor. Yetersiz eğitim ve yanlış veri girişi gibi basit hatalar tüm sürecin işleyişini engelliyor. Bir işçinin hata yapmasına neden olabilecek prosedür değişiklikleri veriye dayalı bir makineyi etkilemiyor. Robotik teknolojilerin depo lojistiğine uygulanması, bu envanter hatalarının azaltılmasına yardımcı olurken, bunları takip eden sorunları önlüyor.
Tehlikeli görevler
Robotik sadece insanların hata yapabileceği alanlarda değil, aynı zamanda tehlikede olabileceklerinde de yardımcı oluyor. Şirketler, bir kişinin yaralanabileceği durumlarda sağlam makineleri kullanabilir. Teknolojideki ilerlemeler, şirketlerin daha tehlikeli ortamlarda uygulamalarını sağlayan daha esnek makinelerin hayata geçmesine imkan tanıyor. Tehlikeli bölgelerde robot kullanmak sadece insanlar için riski azaltmakla kalmayarak, aynı zamanda işletmelerin, “içerdiği tehlikeler nedeniyle daha önce imkansız olan” yeni görevleri yerine getirmesini de sağlıyor.
Perakende desteği
İş dünyasında robotun amacı insan işgücünün yerini almak değil, onu tamamlamaktır. Perakende sektörü, robotların ve insanların birlikte nasıl çalışabileceklerini kanıtlayan önemli bir zemin. Tıpkı üretimde olduğu gibi, çalışanlar daha fazla nüans gerektiren işlerle ilgilenirken, makineler daha tekrarlayan veya veri merkezli görevleri yerine getirebilirler. Fiziksel mağazaların internet muadillerine göre temel avantajı insan bağlantısıdır. Göründüğü kadarıyla sezgisel olarak, robotik bu perakendecilerin bu avantajdan en iyi şekilde yararlanmasına yardımcı olabilir. Makineler genellikle veri odaklı ve monoton işlerde üstündür, insanlar konuşma ve misafirperverlik gerektiren alanlarda daha iyidir. Her ikisinin de en uygun olduğu alanlarda kullanılması işletmeleri katlanarak artırabilir.
Sağlık hizmetleri
Tıp endüstrisi hızlı ve hassas analizler gerektiren bir sektördür ve robotik tam da buna hizmet eder. Her ne kadar insan dokunuşu bir doktorun çalışması için hala gerekli olsa da, robotlar doktorların bu tür görevleri daha hızlı ve daha doğru bir şekilde yapmalarına yardımcı olur. Otomatik sistemlerin hastaların durumunu takip etmesinden, test ve görüntü analizlerini hızlıca yapılarak karar alma sürecini hızlandırmasına dek uzanan bir çeşitlilikte katkı sunuyor.
Teknoloji, geleneksel hizmet modellerini değiştiriyor, sistemde entegrasyonun artmasında etkili oluyor. Sektörde inovatif çözümler sunan örnekler artıyor. Telefon uygulamaları üzerinden hasta rehberliği, giyilebilir medikal teknolojiler, uzaktan teşhis ve reçete imkanı, hasta iletişim ağları, sensör aracılığıyla uzaktan hasta takibi, biyometrik veri akışı sağlayan çipler bunlardan bazıları.
Risk yönetimi, veri girişi ve analizi, durum tespiti ve daha da fazlası…
Dünyada insanlar ve makineler arasındaki görev dağılımında kayda değer bir değişim yaşanıyor. Şirketlerin ve kurumların verimliliklerinin artırılmasında büyük bir öneme sahip olan robotik teknolojiler, verimlilik problemine çözüm sağlamanın yanı sıra doğacak yeni mesleklerin de önünü açıyor.
2015 yılı itibariyle dünya robot nüfusu 1.5 milyon iken, 2019’da bu rakam yüzde 12 artarak 2,5 milyona ulaşmıştı. Bu tür yenilikçi teknolojileri yakından takip eden ve kullanan bir toplum olarak yerine, bu alanda başı çeken ve üreten Asya ülkelerinin yanında yer alan bir ülke olmanın hayalini hepimiz kurmalı ve çok çalışmalıyız.
Endüstri 4.0 uygulamalarının yaygınlaşması ve 5G’nin hayatımıza girmesiyle etkisini hissettirecek teknolojilerden birisi olan yapay zeka alanında ne gibi gelişmeler yaşanıyor dersiniz? Konuyla ilgili olarak kaleme aldığım, Yapay Zeka Üzerinden İnşa Edilen Yarınlar başlıklı yazımı da okumanızı öneririm.
Fayda görmeniz dileğiyle.
Bu yazı yoruma kapalıdır.