Deezer Yeniden Türkiye’de

Online müzik platformları denince ilk akla gelen 2-3 markadan biri olan Deezer, Türkiye’deki pazar payını artırmak için kolları sıvadı. Aylık olarak 16 milyon faal kullanıcısı olan Deezer’ın yetkilileri, Türkiye’yi olağanüstü bir pazar olarak gördüklerini dile getiriyor.

Dünyanın önde gelen online müzik servisi Deezer, başlıkta da dediğimiz gibi Türkiye pazarına resmi olarak girmiş bulunuyor. Aslına bakarsanız Deezer, her ne kadar geçtiğimiz mayıs ayında Türkiye’de faaliyetlerine başlasa da, platform aslında 2013 yılının son çeyreğinde Türkiye girmiş, o zamanki şartlar doğrultusunda geri çekilmişti. Şu anda ise hem sektörün büyümesi hem de Türkiye pazarına olan inançlarının çok yüksek olduğunu söyleyen Deezer Orta Doğu, Kuzey Avrupa ve Türkiye CEO’su Tarek Mounir, “Türkçe müzikseverlerin Deezer’ın sunduğu tüm ayrıcalıklardan faydalanmasını istedik ve uygulamamızı yerelleştirdik. Bunun için de Türkçe içeriği en iyi şekilde derlemeye çalıştık. Global müziklere ulaşmak isteyen Türkiye’deki kullanıcılarımız için de en iyi listeleri hazırladık” şeklinde konuşuyor.

Arşiv giderek genişliyor

Deezer bunun yanında 56 milyon parçalık arşivi ile de dikkat çekmeye başladı. Avrupa Müzik & DMC gibi Türkiye’nin önde gelen müzik şirketlerinin listelerinin yanı sıra Sony Müzik, Universal Müzik Grubu, Pasaj Müzik, Seyhan Müzik, Poll Production ve GTR gibi şirketlerle yapılan iş birlikleri sonrasında Deezer, özellikle Türkçe arşivini bir hayli genişletmesiyle de Türk dinleyiciler için önemli bir yatırıma da imza atmış durumda. Bunun karşılığı ise Türkiye’den 400 bin şarkıya erişim…

Platformun bir diğer dikkat çekici özelliği Flow adı verdikleri, sonsuza akıp uzayan tamamen kişiye özel bir akış listesi. Bir çalma listesinden ziyade, şarkı sınırlaması olmayan Flow özelliği, platformun sizin müzik zevkinizi öğrendikten sonra size sunduğu bir güzellik… Sevdiğiniz müzik türünde siz ne kadar isterseniz o kadar uzayıp giden bir akış kısacası. Ayrıca yine Shazam benzeri ‘Songcatcher’ şarkı tanıma uygulaması da Deezer’ı öne çıkaran özelliklerinden biri.

Pandemi döneminde müziğe sarıldık

Tabii ki bu yılın değişmez konusu Covid-19 pandemisi de müzik dinleme eğilimlerimizi hem değiştirdi hem de artırdı. Bu bağlamda Deezer, Covid-19 salgını sırasında yükselişe geçen müzik dinleme eğilimlerini açıkladı. Deezer’ın verilerine göre yolda tükettiğimiz içerikteki azalma, müzik dinleme eğilimlerini önemli ölçüde etkilese de ev cihazlarından daha fazla içerik tüketme ve ruh haline uygun müzik seçme eğilimlerinde artış görülüyor. Türkiye’de ise sokağa çıkma kısıtlamaları birlikte müzik dinleme oranında yüzde 18’lik bir artış söz konusu.

Türkiye’de müziğin en çok dinlendiği saatler hafta içi sabah 8:00-9:00’dan 12:00-13:00 aralığına kaydı. Hafta sonları ise kullanıcılar müziği öğleden sonra dinliyor. Normalde cuma günleri müzik dinleme sürelerinde görülen zirve ise sosyal aktivitelerin durması ile yok oldu denilebilir… En çok müzik dinlenilen saatler ve müzik dinleme yoğunluğu açısından bakıldığında ilk defa her günün birbiriyle aynı görünüme sahip olduğu dikkat çekiyor.

Son olarak Deezer’ı ilk kez yükleyen kullanıcılar 3 ay boyunca Deezer Premium’u ücretsiz olarak deneyebileceğini söyleyebiliriz. Sonraki dönemde ise bireysel kullanımda 17.99 TL’lik aylık bir ücret söz konusu. Deezer Family ve Deezer Hi-Fi’ın aylık ücreti ise 26.99 TL.

Total
0
Shares
Önceki haber

Türkiye’nin En Büyük E-Spor Etkinliği 65 Ülkeden Katılımla Rekora Koşuyor!

Sonraki haber

Yeni Normalde Tüm İletişim İhtiyaçları İçin: Zoom for Home

İlginizi çekebilir

2024 Yılında ‘Siber Güvenlik’ Konuşacağız

Siber güvenlik… 2023 yılında en çok konuştuğumuz konulardan oldu. Hem dünyada hem Türkiye’de pek çok firmanın hack’lenmesi ve müşteri bilgilerinin çalınmasıyla ilgili haberler okumaya devam ediyoruz. Siber güvenlik, firmaların artık çok hassas ve önemli bir noktası haline geldi. 2024 yılında ve gelecek yıllarda da önemini korumayı sürdürecek. Gelişen teknolojilere hacker’lar da adapte oluyor ve daha komplike saldırılar düzenliyorlar. Sosyal mühendislik, oltalama gibi eski yöntemlere yenileri ekleniyor.
Devamını oku

Koronavirüs Döneminde Dijital Pazarlamanın Etkisi Arttı

Küresel bir salgın ile tüm çalışanların işlerini, toplantılarını evden yapmasının mümkün olduğunu gördük. Dijitalleşmenin her zamankinden çok konuşulduğu bu süreçte, kurumlar da operasyonlarını dijital ortamda sürdürmenin yollarını arıyor. Bu alanda dönüşümünü gerçekleştiren Micro Focus ise dijital pazarlama çalışmalarının etkisini artırarak, çalışan ve müşterilerini koruduğu gibi, ekosisteme de destek oluyor.
Devamını oku